22 Mart 2019 Cuma

Çocuklarla Tayland Seyahati

2006'da çocuksuz, sırt çantalı bir Tayland seyahatim olmuştu, hatta bu bloğa yazdığım ilk yazı da Tayland üzerineydi. Hatırlamak isterseniz buraya tık tık. Şimdi ise biri 5 diğeri 2 yaşında iki küçük çocukla, yeniden ver elini Tayland..

Bu sefer sırt çantalarımıza ek olarak, iki küçük çocuk, iki küçük pelüş ayı, bir "vazgeçilemeyen" tuvalet aparatı ve bir bavul dolusu çocuklar için güneş kremi, sinek kovucu krem ve çeşit çeşit "çocuk oyalayıcı" oyuncak, kitap vs. ile Tayland'a resmen "göç ettik". 18 günlüğüne. Aslında işin sırrı şu: tüm gece uyuyacakları bir uçak yolculuğu seçin ve gittiğiniz yerden kocaman son derece plastik bir kürek tırmık ve kum oyuncakları seti alın ve arkanıza yaslanın ;) Belki birkaç da boyama kitabı..

Şaka bir yana, Tayland bu sefer farklıydı çünkü daha "lüks" gezdik. Mesela havaalanından direkt şöförlü bir araba kiralayıp 6 saatlik bir yolculukla "Koh Chang" adasına "teslim edildik" ve yaklaşık 10 gün boyunca denize ve güneşe bulandık. Tabii serde seyyahlık olunca öyle bir otele tıkılıp yerimizde durmuyoruz, her sabah çıkıp farklı farklı kumsalları keşfedip, farklı palmiyelerin altında oturuyor, farklı kumdan kaleler yapıyor, turkuazın farklı tonunu keşfediyoruz.

Ama temelde Koh Chang çok büyük bir ada değil ve önereceğim iki "az turistik, daha yerel" bölge var: Bang Bao ve Mu Koh Chang Doğal Parkı'na yakın bölgedeki "Serenity Resort". Özellikle bu ikincisinde tüm bir villayı oldukça hesaplı bir meblaya kiralayıp, çatı katınızda kendiniz barbekü yapabilir, özel jakuzinizde ya da otelin hemen kumsalın arkasında bulunan serin havuzunda adına layık "huzurlu" zamanlar geçirebilirsiniz. Otelin mutfağı da büyük küçük tüm misafirleri tatmin edecek kadar leziz.

Bang Bao ise farklı bir kumsal, daha yerel, daha insanlarla iç içe. Özellikle geceleri konakladığımız ve çok memnun kaldığımız Chivapuri Beach Resort'un önündeki kumsalda bulunan bar ve restaurant muhteşem bir atmosfer sunuyor. Çocuklar önünüzdeki kumsalda oynarken, yengeçler ya da midyeler ararken, ya da kumsala serpiştirilmiş hamak ve salıncaklarda sallanırken, siz inanılmaz romantik bir akşam yemeği yiyebilir ve (bol sulu) cin tonikleri götürebilirsiniz.


Hem Serenity Resort hem de Chivapuri Resort gerçekten çocuklarla çok rahat konaklayabileceğiniz hatta ufak tuk tuk gezileri dışında burnunuzu bile çıkarmak istemeyeceğiniz oteller ve kesinlikle öneririm. Yemekleri de sığ ve dalgasız turkuaz sahili de çocuklar için iyi seçenekler. Ayrıca sivrisinek nüfusunun baya önüne geçmişler, bu da özellikle benim gibi alerjiniz varsa, çok büyük bir sevinç!


Koh Chang'da kalırken lütfen bol bol "taxi" de denen yerel otobüs-tuktuklarla ufak kumsallar gidin. Tuk tukla seyahat etmek çocuklar için çok keyifli oluyor. Özellikle Bang Bao'daki yüzen market ilgi çekici olabilir, turistik eşyalar ve alışveriş için de tek seçenek. Fakat özellikle bebekler için bez bulma ve havuz bezi bulma sıkıntısı adada ciddi boyutta, bezleri ve kullanıyorsa diğer bebek eşyalarını kendiniz getirmenizi önereceğim. Keza güneş kremleri ve sinek kremleri de tabii. Onun dışında açıkcası çok ucuz ve hızlı "kıyafet yıkama hizmeti" her yerde var, iki üç kıyafet, bir parmak arası terlik, iki mayo ile koca bir tatili geçirebilirsiniz ;) Çocuklar gerçekten kuma ve denize bayılacakları için kitap bile okuyabilirsiniz! Anneler bu büyük lüksü kaçırmayın derim..

Koh Chang'dan Bangkok'a geçmek için yine şöförlü bir taksi hizmetinden faydalandık fakat bu sefer ortada bize ilginç gelen "Chanthaburi" kasabasında bir gecelik bir ara verdik ve D Varee Diva Rimmam otelinde kaldık. Açıkcası burada daha uzun kalmayıp Bangkok'ta 3 gece kalmamız büyük hata olmuş çünkü hem kasaba sevimli, pazarları ve tarihi evleri çok hoş. Hatta akşamları yaşlılar bir araya gelip merkezdeki kilise önünde jimnastik thai-chi ve dans gösterileri yapıyor, her akşam gün batımında! Bir de kasabaya özgü şahane meyveli şekerlemelerden mutlaka satın alın derim, özellikle "tamarin"li bir şekerleme vardı ki, tadı hala damağımda!

Bangkok ise.... Ah Bangkok :) Oldukça gürültülü, oteller sıkış tepiş, beyaz ötesi göbekli yaşlı adamlarla incecik uzun saçlı Tayland'lı kızlar vs iç açıcı bir kent değil.. Ama uçağa hazırlık için bir de bangkok'un ünlü yüzen pazarını, Yatan Budha'sını, kanallarda tekneyle gezmeyi ve orkid bahçelerini çocuklara da göstermek için 2 gün kalmak istedik. Gerçekten çok renkli, çok kültürel, çok lezzetli bir deneyim oldu. Tapınaklara omuzlar ve diz üstü kapalı gidiliyor, unutmayın. Yüzen pazar ise oldukça sıcak 43 derece civarında oluyor, göz önüne alarak gidin ama tek bir rehber eşliğinde yapılan özel ufak tekne (gondol türü) turları hem çocuklar için hem bizim için çok keyifli oldu.


Rehberimiz şahane biriydi ama tam Türkler gibi misafirperverlik konusunda takıntılıydı ve pazarı gezdirirken baktı biz birşeyler alıp yemiyoruz, o alıp alıp bize yedirmeye başladı ve tabii hijyen standartlarına takıntılı Avrupalılar olarak aklımız çıktı çocuklara verdiği açık karpuz dilimleri, tavuk etli muz yaprağına sarılmış birşeyler ve en korkunçu da tamamen sokaktan alınmış yapışkan pilav! :D Bizim normalde hiç bir şey yemeyen çocuklar da tabii bunlara saldırdılar, illa ki.. Fakat bi noktadan sonra insan salıyor, artık ne verse yer tadar olduk ve özellikle de şekerlemeler ve fasülyeden yapılmış pudingler falan tabii bir sanat. Ama tay mutfağı özellikle belirtmezseniz oldukça baharatlı olduğu için, çocuklar yerel pazardan çok fazla tadamadılar. Ama bir orduya yetecek kadar muz (hatta ağacı toptan söküp getirmişler adeta) ikram edildi ve hepsini de afiyetle yediler :)

Tabii ki bu kadar yemenin üstüne "yatan Budha" yı görmemek olmazdı..


Koh San caddesinde çocuklar için bir sürü ıvır zıvır oluyor ama kısa bir yürüyüş ve saçlara yapılan örgülerle ve çeşitli böceklerin kızartılmış hallerini inceleyip ve de yemeyip oradan da ayrıldık. Şehrin daha "modern" bölgesinde "Asiatique" diye bir bölge kurulmuş, yer tür yeme içme, turistik alışveriş yüklü meblalarla zengin Taylar ve turistlerin hizmetine sunulmuş. Astronomik rakamlara dönmedolaba binip Bangkok'u biraz yukarıdan da görebilirsiniz ama oldukça gereksiz, zaten bir sonraki gece yarısı uçağıyla aynı hizmeti beleşe alıyorsunuz :)


Kısaca Tayland çocuklarla çok keyifli. Bence bebek de dahil her yaş çocuk için güvenli, eğlenceli ve ailecek seyahat edilebilecek son derece rahat bir bölge. İnsanlar tabii ki çok güler yüzlü, yemekler muhteşem (bizim bey 7 gün kadar cırcır olup antibiyotiğe talim etse de) ve çocuklar için rengarenk bir kültür.. Kesinlikle tavsiye ederim!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder